KOMİSYON KONUŞMASI

OSMAN ZABUN (Isparta) - Sayın Başkanım, değerli üyeler; TİGEM'le ilgili görüşmelerimizin sonuna gelmiş bulunuyoruz aşağı yukarı, ben de birkaç hususun altını çizerek konuşmak istiyorum.

Birincisi, yani bu TİGEM'le ilgili, özellikle TİGEM'in amacının ve faaliyet alanının tekrar bir hatırlanmasında fayda olduğu kanaatindeyim. Bir defa, TİGEM'in, bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak, çeşitlendirmek, ürün kalitesini iyileştirmek maksadıyla yetiştirmiş olduğu damızlık hayvan, tohumluk fidan, fide gibi girdileri yetiştiricilere intikal ettirmek, tarım teknolojisi, girdi kullanımı ve ıslah konularında öncülük etmek gibi bir misyonu ve amacı var. Bunu niye hatırladık? Çünkü yine ilk konuşmacılardan Sayın Akbulut, özellikle TİGEM'in AR-GE harcamalarının yükseldiğinden ve pazarlama giderlerinin arttığından bahsederek bir eleştiri ortaya koymuştu. Aslında takdir etmesi gereken bir alanı, bir eleştiri konusuna dönüştürmüş olması da önemli bir marifet diye düşünüyorum.

Şimdi, öbür taraftan, pazarlama girdilerinin artması da gayet doğal çünkü Sayıştay raporlarına baktığımız takdirde -Bulgu 7.3.4- özellikle -Sayıştayın- TİGEM'in pazarlama noktasında zayıf kaldığı ve bu yönünü güçlendirilmesi gerektiği yönünde bir bulgu 2023 raporuna yansımış ve bu yansımadan dolayı da TİGEM, doğal olarak Sayıştayın da zayıf gördüğü alanını güçlendirmek için buradaki çabasını artırmış ve buna dayalı olarak da harcaması artmış. Bu gayet doğal ve rasyonel bir iş diye düşünüyorum.

Şimdi, öbür taraftan, buğday üretimi ve arpa üretimindeki düşüşler... Bunların, tabii, çok farklı sebepleri olabilir ama netice itibarıyla iklim koşulları doğrudan doğruya tarımın her alanını etkileyen bir durum. Hatırlarsanız geçtiğimiz yıl bütün Türkiye genelinde yaşanan bir don hadisesinden dolayı neredeyse meyve yoktu, bütün Türkiye'de meyve yoktu ama bu yıl da alabildiğine bir meyve bolluğu var. Bunlar, tabii, iklim değişikliklerinin veya iklim etkisinin yansımaları ama bütün bunların dışında, Bakanlık olarak gerek TİGEM vasıtasıyla gerek diğer unsurları vasıtasıyla her zaman için üreticinin yanında olan, üreticiye destek veren bir yaklaşımla hareket ediliyor. Bunun başında 2026'da hani buğdayla ilgili eleştiriler, buğday ve arpayla ilgili eleştiriler de söz konusu oldu. 2026 yılında, mesela buğdaya 806 lira destek sağlanmış, daha doğrusu 806 lira olan destek 954 liraya çıkarılmış önce, arkasından da 2027 için 1.149 TL'ye yükseltilmiş; önemli bir destek.

Yine, Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi kapsamında TİGEM vasıtasıyla 150 bin baş küçükbaş hayvan desteği devam ettiriliyor, sürdürülüyor. Bu, her üreticiye 100 baş olacak şekilde planlandı ve çok önemli bir destek; bunun sahadaki yansımalarını da ciddi şekilde görüyoruz. Ayrıca, bunun dışında, TİGEM'den 1 kişiye totalde 180 bin lira, hayvan başına da 150 TL beslenme desteği veriliyor. Bunların hatırlanması gerekir diye düşünüyorum.

Yine, bunun dışında, Ziraat Bankasından yüzde 100 faiz indirimli desteklemeler söz konusu. Bir yıllık TARSİM muafiyet desteği söz konusu. Şimdi, bütün bunlara baktığımız zaman, yine kuzu ve oğlak desteği hayvan başına 450 TL; 116 bin TL çoban desteği veriyoruz üreticilere.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - İcradan...

OSMAN ZABUN (Isparta) - Ari işletmelere ayrıca destek veriyoruz, 860 TL hayvan başına destek veriyoruz. Buzağı desteği 2 bin TL, malak desteği 4 bin TL, kuzu ve oğlak desteği 430 TL; üreticiye destek sağlıyoruz. Şimdi, buzağı ve malak kayıplarında yine aşılamadan kaynaklanan veya diğer sebeplerle -bulaşıcı hastalıklar gibi- kaynaklanan kayıplardan dolayı buzağıda 20 bin TL destek veriyoruz, kuzuda ve oğlakta 4 bin TL destek veriyoruz.

Şimdi, bütün bunların yanı sıra yani bu doğrudan desteklerin yanı sıra bir dünya da dolaylı desteklerimiz var. Bakın, ben bir tane örnek vereceğim size. Benim kendi ilimde belki haritada arayarak zor bulacağınız "Yenişarbademli" diye bir ilçe var. Nüfusu 2.100; 2.100 kişinin yaşadığı Yenişarbademli'de bir sulama barajı ve sulama projesini hayata geçirdik. Yaklaşık olarak 2 milyar 200 milyon TL reel değeri var, maliyeti var. Bunu kişi başına böldüğümüz zaman -bakın, hane başına demiyorum, kişi başına- orada yaşayan vatandaşı kişi başına böldüğümüz zaman 1 milyon 100 bin lirayı para olarak dağıtsak yediden yetmişe herkesin cebine para vermiş oluyoruz. Niye? Daha iyi üretim olsun diye. Bu çalışmamızla birlikte o ovayı kiraz bahçesine, meyve bahçesine, sebze bahçesine, çilek bahçesine dönüştürdük. Bu dolaylı destekleri de dikkate alacak olursak Tarım Bakanlığımızın ve Hükûmetimizin sizin ifade ettiğiniz, altını çizmiş olduğunuz stratejik alanı ne kadar önemsediğini görürsünüz.

Son olarak şunu söylemek istiyorum: Şimdi, Sayın Aslan işte "Bir partinin milletvekili, bir partinin programıymış gibi sahip çıkıyor. Bunu nasıl engelleyeceksiniz?" dedi. Vallahi, bütün negatifliklerin sırtımıza yüklendiği yerde pozitiflikleri de sahiplenmek en doğal hakkımız diye düşünüyorum.

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Kamu hizmeti ne zamandan beri AKP'nin hizmeti gibi görülür oluyor? Bunu nasıl savunursunuz ya? Siyasi etiğiniz bu kadar mı sizin?

BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Sayın Aslan, hatibi dinleyelim; bakın, sizi dinlediler.

OSMAN ZABUN (Isparta) - Yani öbür taraftan da Sayın Gürer "Afrika'ya gidiyoruz, orada ne işimiz var?" dedi.

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Hayır ya, siyasi etik denilen bir şey var!

BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Arkadaşlarımız sizi dinledi Sayın Aslan, lütfen...

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - TİGEM, AKP'nin kurumu mu?

BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Lütfen, lütfen...

OSMAN ZABUN (Isparta) - Biz Türkiye'de de çok önemli desteklemelerin altına imza attığımız gibi Afrika'ya da gidiyoruz, orada da aramalar yapıyoruz, orada çalışmalar yürütüyoruz.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Geri geldiniz on yıl sonra, on yıl sonra geri geldiniz!

BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Sayın Gürer, lütfen dinleyelim hatibi.

OSMAN ZABUN (Isparta) - Bunları yapmak da bir vizyon meselesi, bir ufuk meselesidir; siz bunu anlamakta belki zorlanabilirsiniz ama milletimiz anlıyor.

BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Peki, teşekkür ederim.

OSMAN ZABUN (Isparta) - Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.