| Komisyon Adı | : | KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 03 .11.2026 |
HÜSEYİN OLAN (Bitlis) - Teşekkürler Başkan.
Makine Kimyanın değerli yöneticileri, Sayıştayın değerli üyeleri; hepinizi selamlayarak başlamak istiyorum.
Aslında Makine ve Kimya Enstitüsü deyince Kırıkkale'nin, Elmadağ'ın, Kayaş'ın fabrikaları yani bu ülkenin sanayi hafızası geliyor insanın aklına. Bu fabrikalar bir zamanlar traktör, dikiş makinesi, pil, çelik üretiyordu; traktörden TOFAŞ'a, pek çok sanayi kuruluşunun ilk sermayesi ve ilk ustaları buradan çıktı. Şirketin kendi faaliyet raporu bunu gururla yazıyor. İşte, tam da biz burada soruyoruz: Ne ara insanı yaşatan, toprağı işleyen aletlerden toprağa gömmenin aletlerine geçiş yapıldı? 155 milimetre obüs mühimmatında yüzde 5.400, roket üretiminde yüzde 1.900, C4 patlayıcıda yüzde 1.500, TNT'de yüzde 700 kapasite artışı planlanıyor. Obüs mermisi üretimi yılda 15 binden 220 bine çıkacak. Satılan yeni ürünler arasında termobarik şarj ve akıllı dip mayını var. Ticarileşmeye hazır ürünler arasında kamikaze deniz aracı var. Şirket 43 ülkede 97 proje için görüşme yürütüyor, fuarlarda 677 milyon dolarlık sözleşme imzalamış. Bunlar güzel şeyler tabii ancak şunu da sormak lazım: Traktör üreten bir fabrikadan kamikaze deniz aracı satan bir şirkete gelinen bu yol bir kalkınma mıdır acaba, yoksa bir geri dönüş mü? Bu ülkenin daha fazla obüs mermisine mi, yoksa traktöre, raylı sisteme, yola, fabrikaya mı ihtiyacı var? Bir fabrikanın ne ürettiği o ülkenin geleceğini nasıl hayal ettiğini göstermektedir. Sayıştay raporunun 11'inci sayfasındaki şu cümle çok açıktır: "Şirket sivil ihtiyaçların karşılanmasına yönelik olarak silah ve fişek ithalatı yapmak ve yerli ürünlerin satışını gerçekleştirmekle görevlendirilmiştir." Yani bu ülkede sivil piyasaya giren silahın kapılarından biri de bu şirkettir. Bu yıl Nisan ayında Kahramanmaraş'ta 14 yaşında bir çocuk evdeki ruhsatlı silahları çantasına koyup okuluna gitti ve sonuç, küçücük çocuklar yaşamını yitirdi. Sivil toplum verilerine göre 2025'te silahlı şiddet 2.225 can aldı, kadın cinayetlerinde ateşli silahın payı yüzde 58'e çıktı. Bir devlet hem "Silahları bırakın." deyip hem de yurttaşına silah satamaz. 2024'te şirketin satışlarının yüzde 46,8'i, 18 milyar 584 milyon lira. Kendi fabrikalarında üretmediği, dışarıdan alıp yurt dışına sattığı ticari mal; programda bu kalem için 52 milyon lira öngörülmüştür. Kâr oranı binde 1,6. Kâr bile etmeyen bu satış nedir; hangi ülkeye, hangi orduya, hangi savaşa gitti? Her mermi bir gün bir yere düşer; nereye düştüğünü biliyor muyuz ya da yarın buraya düşmeyeceğinin garantisi var mıdır? Olmadığını 15 Temmuzda hep birlikte gördük. Bize "Şirket kâr ediyor." denecek; bu kurumu kâr-zarar üzerinden değerlendirmiyoruz ama söylenen kâra da bakmak lazım: 2024'te şirket zarar etti, 2025'te 6 milyar 215 milyon lira kâr açıklandı ama vergi öncesi kârın yüzde 60,9'u üretimden değil enflasyon muhasebesinden geliyor; esas faaliyet kârı yüzde 8,4 düşmüş, aynı yıl finansal borç 645 milyon liradan 4 milyar 800 milyon liraya çıkmış. Gecikme cezası 2020'de 12 milyon lira iken 2024'te 366 milyon liraya çıkmış. Akşam evine ekmek götüremeyen yurttaşın vergisi savaş ekonomisinin faizine ve cezasına gidiyor ne yazık ki.
Haziran 2023'te Elmadağ'da dinamit bölümündeki patlamada 5ş işçi, 5 can hayatını kaybetti. Şirketin 76 sayfalık faaliyet raporunda ne o patlamadan bir cümle var ne de o işçilerin isimleri. Şirkette 3.892 personelle karşılık 1.717 taşeron işçi çalışıyor. Engelli çalışan sayısı 108'den 101'e düşmüş. Savaş ekonomisinin bedelini önce o fabrikanın işçisi ödüyor ne yazık ki.
Bu kurum 2021'de bir yasayla kamu iktisadi teşebbüsü olmaktan çıkarıldı, Bakanlığa bağlı bir anonim şirkete dönüştürüldü. O gün Mecliste uyarıldı: "Bu şirketleşme hesap vermeyi zayıflatır." Bugün şirket kendi raporunda "Faal bir iç kontrol sistemi birimi kalmamıştır." diyor. 5 bin yakın çalışanı olan, patlayıcı üreten bir şirketin Genel Kurulu dört yıldır yasal süresinde ne yazık ki yapılmamış. Yatırım programı iki yıl üst üste üçte 1 oranında gerçekleşmiş.
Değerli üyeler, Makine Kimya Enstitüsünden beklentimiz çok açıktır: Sivil silah ithalatı ve satışı görevinin son bulması. Bu minvalde birkaç sorumuz olacak: Bir, son beş yılda Makine Kimya eliyle sivil piyasaya için kaç adet silah ve ne kadar fişek ithal edildi? Kaç adet yerli tabanca ve av tüfeği satıldı, satış hasılatı ve kârı nedir? İki, Sayıştay raporunda "Piyasada satılan silahların miktarları, Savunma Sanayii Başkanlığı ve Makine Kimya tarafından önceden belirlenmekte." denmektedir. Bu miktar hangi ölçütte hangi yıl için ne kadar belirlendi, protokol Komisyona sunulacak mı? Üç, 2024'te 18 milyar 583 milyon 711 bin TL'lik yurt dışı ticari mal satışı hangi ürünlerden oluşmaktadır, hangi ülkelere yapılmıştır, tedarikçi kimdir, son kullanıcı belgeleri kimin adınadır? Program 52 milyon 327 bin TL iken bu satış nasıl gerçekleşti? Dördüncü sorum, 2023 ile 2027 kapasite artışlarının ne kadarı Türk Silahlı Kuvvetlerinin siparişine, ne kadarı ihracata dayanmaktadır? Sivil üretim için bir dönüşüm planınız var mı? Son sorum, 10 Haziran 2023'te Elmadağ patlamasından sonra hangi önlemler alındı? Çünkü orada -demin de izah ettiğim gibi- 5 can gitmişti, 2021-2025 iş kazası, meslek hastalığı ve ölüm kaza sayıları nelerdir? Bu bilgi neden faaliyet raporlarınızda yok diyerek teşekkür ediyorum.