| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 03 .11.2026 |
KAYIHAN PALA (Bursa) - Değerli milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Bakan, sayın bürokratlar; hepiniz Meclise hoş geldiniz.
Sayın Bakan, Türkiye'de emekçi sınıfların sendikalaşmasının önünde çok ciddi engeller var. Bakın, Bursa'dan AKSA'yla ilgili müfettişler tarafından, Bakanlık müfettişleri tarafından hazırlanmış rapor açık olarak sendikal baskı uygulandığını ortaya koyuyor ve sendikal baskı uygulanan tek yer de burası değil. Bakanlığınız neden sendikalaşmanın önüne bu kadar engel konurken buna seyirci kalıyor? Bunun yanıtını mutlaka vermelisiniz.
Ayrıca, sunumunuz sırasında meslek hastalıklarından hiç söz etmediniz. Sayın Bakan, 2025'te bu ülkede meslek hastalığı nedeniyle yaşamını yitiren hiç kimse yok. Örneğin, bir Bakan olarak, üstelik de akademik backgroundu olan birisi olarak bu size tuhaf gelmiyor mu? Dünyada işe bağlı ölümlerin yüzde 89'u meslek hastalıkları ve işle ilgili hastalıklar, Türkiye'de bu sıfır. Böyle bir şey olabilir mi ya! Emekçiler meslek hastalıkları nedeniyle hayatlarını kaybederken sizin sorumlu bulunduğunuz Bakanlıkta bunların hiçbirinin kayıtlara girmemesi Türkiye için utanç verici bir durumdur.
Gelelim iş kazaları diye adlandırılan iş cinayetlerine. Sunumunuzda diyorsunuz ki: "2027 yılı için hedefimiz 100 binde 6,4." Sayın Bakan, eğer bu hedefi gerçekleştirirseniz -ki bana göre mümkün değil- ancak dünyada en yüksek ölümcül iş kazası görünen 5'inci ülke olacağız. Şu anda 2'nci sıradayız, Güney Afrika 1'inci sırada. ILO'nun veri tabanından söz ediyorum, bunlar benim rakamlarım değil. Üstelik de "2025 rakamları yayınlanmadığı için bunları söylemedik." diyorsunuz. E, 2024'ü söyleyin, 2024'e göre 100 binde 11,5 ölümcül iş kazası hızı var. Bu, gerçekten kabul edilemez. Dünyada 2'nci sıradayız; Almanya'da bu 1, Macaristan'da 1,6. Peki, ölümcül olmayan iş kazalarında ne durumdayız? Yine, ILO'nun veri tabanına bakın, dünyada 1'inci sıradayız. Gerçekten bir Bakan olarak yıllardır -daha önce de konuştuk- o koltukta nasıl rahat oturuyorsunuz ya! Bu ülkede insanlar iş kazası altında kaza diyemeyeceğimiz -çünkü öngörülen olaylardan söz ediyorum- çok fazla sayıda kaza geçiriyorlar ve hayatlarını kaybediyorlar.
Bu arada, teftiş, denetim meselesinde de raporlara bakalım. İSG'yle ilgili teftiş sayınız yalnızca 2.288, sizin faaliyet raporunuzdan aldım bu veriyi. Denetim hiç yok, bu ülkede çalışan sağlığını izlemek ve denetlemekle ilgili hiçbir etkinlik üretmezseniz yine emekçiler böyle ölmeye devam edecekler. Bu kadar sermayenin yanında durmak yerine biraz da emekçilerin yanında dursanız. Bakın, iş müfettişi sayısından söz ediyorsunuz, 10 bin çalışan başına ülkemizde 0,3, bu rakam Polonya'da bunun 3 katı, Macaristan'da 2 katı. Bu kadar az teftiş yapabilen sayıyla, üstelik de çalışan sağlığı ve güvenliği alanında teftiş yapabilecek müfettişiniz yokken nasıl bu iş cinayetlerini engelleyeceksiniz, nasıl meslek hastalıklarının bu ülkede kayıtlara girmesini sağlayacaksınız?
Sayın Bakan, 4'üncü kez size soruyorum, hiçbirine yanıt vermediniz: Ülkede genel sağlık sigortası prim borcu olan kaç kişi var? Diyorsunuz ki: "325 milyar TL prim alacağımız var." Kaç kişiden alacaksınız bunu? Niye ısrarla söylemiyorsunuz? Bakın, bütün yazılı soru önergelerimize yanıt vermiyorsunuz, Anayasa suçu işliyorsunuz. Anayasa'ya göre bunlara yanıt vermeniz gerekir. Akademik backgroundunuz olduğu için hani bunları iyi algıladığınızı da düşünüyorum ama dört yıldır soruyorum, Genel Kurulda da soracağım: Neden yanıt vermiyorsunuz bu sorulara ya? Gerçekten anlamak mümkün değil.
Bakın, 2026 Temmuz raporunda genel sağlık sigortası istatistiklerinde ilginç bir veri var, diyorsunuz ki: "Genel sağlık sigortası primi devlet tarafından diğer ödenenler 1 milyon 710 bin 93 kişi." Bugüne kadar böyle bir şey yok. Üstelik diğer verilere baktığımızda yani devlet tarafından tescil edilenler ve ödenenlerin sayılarına baktığımızda 2025'te 7,6 milyondan 2026'nın Temmuzunda 9,5 milyona çıkmış. Sayın Bakan, soruyorum: Bu 1 milyon 710 bin 93 kişi kimdir?
Son olarak genel sağlık sigortası primi devlet tarafından ödenenlerin oranına bakın tescil edilen nüfusa göre, 2 tane il vereyim: Bolu'da bu yüzde 1,63, Bilecik'te 1,98, Şanlıurfa'da 35'in üstünde, Ağrı'da 32'nin üstünde. Türkiye'de bu kadar büyük bir eşitsizlik varken ve bu eşitsizlik yıllardır devam ederken bu eşitsizliği azaltmak için, çalışma yaşamındaki istihdamdaki bu eşitsizliği ortadan kaldırmak için neden çabuk tüketmiyorsunuz? Her yıl bu eşitsizliği size gösteriyorum, bir türlü yanıt alabilmiş değiliz.
Teşekkür ederim.