KOMİSYON KONUŞMASI

EVRİM RIZVANOĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli milletvekilleri; ben de bugün hayatımızın geleceğini ilgilendiren iki çok önemli hususu dikkatinize çekmek istiyorum. Birincisi, yeşil dönüşüm sürecinde çalışanların geleceğini güvence altına alacak adil geçiş politikaları; ikincisi ise dijital dönüşümün yani yapay zekâ ve otomasyonun istihdam ve çalışan hakları üzerindeki etkileri. Tabii dünya değişiyor, ekonomi değişiyor, meslekler, çalışma koşulları, hepsi değişiyor. Bu dönüşüm de yeni fırsatlarla beraberinde riskleri de getiriyor. Dünya iklim kriziyle mücadele kapsamında ekonomilerini yeniden şekillendiriyor. Ülkeler kömürden kademeli olarak çıkmayı planlıyorlar. Yenilenebilir enerji yatırımları artıyor, sanayi daha temiz teknolojilere yöneliyor. Yeni sektörler, yeni meslekler ortaya çıkıyor ama bazı bölgelerde mevcut istihdam alanları da daralıyor. Tam da bu noktada adil geçiş önem kazanıyor. Adil geçişle ekonomi dönüşürken çalışanların işini, gelirini ve geleceğini güvence altına almak zorundayız. Örneğin, kömürden kademeli çıkışı düşünelim. Zonguldak, Soma, Tavşanlı, Afşin-Elbistan; bu bölgelerde doğrudan 40 bin kişi çalışıyor, binlerce insan geçimini kömür ekonomisinden sağlıyor. Bir maden kapandığında işçi, ailesi, esnaf, nakliyeci, bütün bölgenin ekonomisi etkileniyor. SHURA Enerji Dönüşüm Merkezinin çalışmaları da kömürden çıkış senaryolarında binlerce çalışanın istihdamının risk altına girebileceğini işaret ediyor. Peki, bu insanlara nasıl bir gelecek sunacağız? Bir madenciye git başka bir sektörde çalış demek tabii ki en kolayı ama yaşadığı bölgede yeni iş alanları yoksa, mesleki eğitim alamıyorsa, gelirini kaybediyorsa bu kişiler nasıl geçinecek? İşte, adil geçişin özü tam burada; çalışanlara yeni beceriler kazandırmak, yatırımlarını bu bölgelere yönlendirmek, yerel yönetimi güçlendirmek ve gelir güvencesini sağlamak zorundayız, üstelik Türkiye, eğitimde ve istihdamda olmayan gençlerin oranında OECD ortalamasının yaklaşık 2 katı fazlasındayken. Yeşil dönüşümün yaratacağı iş alanları gençlerimiz için fırsata dönüşmek zorunda. Bu noktada Bakanlığınızın Ulusal Adil Geçiş Stratejisi ve Eylem Planı hazırladığını biliyoruz. Bunlar çok önemli adımlar. Bunun için teşekkür ediyoruz ama somut bir takvime ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Mesela, İklim Kanunu'nun 12'nci maddesinde ilgili gelirlerin yüzde 10'una kadar adil geçiş faaliyetlerinde kullanılmasına imkân tanıyor. Tam da burada şunu sormak istiyorum: Bu kaynaklar hangi bölgeye, hangi çalışana, hangi programla ulaşacak? Kömür bölgeleri için istihdam ve sosyal etki analizleri yapılabildi mi? Çalışanlara ücretli çalışma saatleri içinde mesleki eğitim, gelir desteği, iş garantisi ve yeni işe yerleştirme imkânları sağlanabilecek mi? Daha da önemlisi, 2027 bütçesinde adil geçiş için ne kadar kaynak ayrıldı?

Değerli milletvekilleri, yeşil dönüşüm, çalışma hayatını yeniden şekillendirirken bir başka büyük dönüşüm daha yaşanıyor: Yapay zekâ ve otomasyon. Her alanı etkileyen bir konudan bahsediyoruz. Dünya Ekonomik Forumu'na göre 2030'a kadar 170 milyon yeni iş ortaya çıkacak. Buna karşılık 92 milyon mevcut iş yer değiştirecek veya ortadan kalkacak. Uluslararası Çalışma Örgütüne göre dünyada her 4 çalışandan 1'i üretken yapay zekâdan etkilenebilecek mesleklerde çalışıyor. Yapay zekâ, fabrikadaki işçiden ofisteki grafikere kadar pek çok mesleği dönüştürecek; işler daha kısa sürede yapılabilecek, üretkenlik artacak, iş gücü ihtiyacı değişecek. Tabii ki bunlar önemli de fırsatlar ama asıl mesele şu ki: Teknolojinin yarattığı kazançtan çalışanlar ne kadar pay alabilecek? Mesela, Avrupa Birliği yapay zekâ yasasıyla işe alım ve çalışan performansının değerlendirilmesinde kullanılan sistemleri yüksek riskli kabul ediyor. Türkiye'de nasıl bir mekanizma işliyor? Türkiye'nin bu dönüşüme gerçekten hazır olduğunu düşünüyor muyuz? Çalışanların algoritmik kararlara itiraz hakkı olacak mı? Mesleği dönüşenler de ücretli çalışma saatleri içinde eğitim sağlanacak mı? Verimlilik artışından çalışanlar da yararlanabilecek mi?

Sayın Bakan, yapay zekânın istihdama etkilerine ilişkin sektör ve meslek bazlı analizler yapıldı mı? Bunları bilmek istiyoruz. Mesleği dönüşen çalışanlar için eğitim ve gelir güvencesi programları hazırlıyor musunuz? Çünkü teknoloji ilerlerken çalışanların hakları da iade edilemez, geri getirilemez.

Değerli milletvekilleri, bir tarafta yeşil dönüşüm, bir tarafta dijital dönüşüm. İki büyük değişim, aslında iki de büyük fırsat ama aynı zamanda iki de büyük, çok büyük sorumluluk. Yeni yatırımlar yapılırken istihdam korunmalı, teknoloji geliştirilirken emeğin hakkı gözetilmeli, yeni fırsatlar ortaya çıkarılırken kimse geride bırakılmamalı.

Bu sorularımıza cevap vermenizi rica ediyorum.

Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.