| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 04 .11.2026 |
HÜSEYİN ALTINSOY (Aksaray) - Evet, teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Sayın Bakanım, Plan ve Bütçe Komisyonumuzun değerli üyeleri, Bakanlık bürokratları ve kıymetli basın mensupları; ben de sizleri saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, küresel ekonomideki zayıf talep koşulları, jeopolitik gelişmeler, ticari gerilimler ve bölgesel risklere rağmen uygulanan politika ve alınan tedbirler neticesinde Türkiye ekonomisi dış finansman ihtiyacını azaltan, makroekonomik istikrarı güçlendiren bir görünüm ortaya koymaktadır. Bu kapsamda, 2025 yılında mal ihracatımız 273,2 milyar dolar, hizmet ihracatımız 124,9 milyar doları olarak gerçekleşmiş, toplam mal ve hizmet ihracatımız 398 milyar dolara ulaşarak cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine çıkmıştır. Ekim ayı yıllıklandırılmış ihracatımız ise 285,6 milyar dolarla tüm zamanların zirvesine çıkmış, böylece Türkiye tarihinin en yüksek yıllık mal ihracat rakamına ulaşılmıştır.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, üretimden ihracata, yatırımlardan ticari diplomasiye uzanan güçlü bir vizyonla Türkiye'mizi küresel ticaretin öncü ülkelerinden biri hâline getirmek için çalışmaya devam ediyoruz. Bu başarıları daha ileriye taşımak için ihracatçılarımızın finansmana ulaşmasını güçlendiriyor, katma değerli ve teknoloji yoğun üretimi teşvik ediyor, serbest ticaret anlaşmalarımızı genişletiyor ve ticaret diplomasisiyle yeni pazarlarda yerimizi alıyoruz. 2027 ve sonrası için hedefimiz, küresel ekonomide korumacılığın ve belirsizliklerin arttığı bir dönemde ülkemizin üretim gücünü, girişimci iş dünyasını ve stratejik vizyonunu güçlendirerek yolumuza kararlılıkla devam etmektir. Ekonomimizin üretim gücünü korumak ve ticari hayatın kesintisiz ve sağlıklı bir biçimde devamını sağlamak amacıyla iç ve dış ticaretin tüm dengelerini gözeten bütüncül bir strateji izliyor, değişen dünya düzenine en uygun uyum sağlayan kurumsal mekanizmaları hayata geçirmek suretiyle ülkemizin ticari menfaatlerini her koşulda en üst seviyede tutmayı sürdürüyoruz. Türk markalarının uluslararası pazarlardaki görünürlüğünün ve bilinirliğinin artırılması, tüketicilerle doğrudan temaslarının güçlendirilmesi, uluslararası dağıtım ağları üzerinden pazardaki etkinliklerini artırmaları için gerekli destekleri sağlıyoruz. Amacımız burada Türk şirketlerinin yalnızca küresel pazarlara ürün ihraç eden değil, uluslararası marka değeri oluşturan, güçlü dağıtım ağlarına sahip, teknoloji ve yenilik odaklı küresel oyuncular olarak dünya ticaretinde daha etkin bir konuma ulaşmalarını sağlamaktır.
İç piyasalarımızda bugün esnaf ve sanatkârımız ülkemizin üretiminden ticaretine, istihdamından sosyal hayatına kadar her alanda büyük bir emek ortaya koyuyor. Bizler, esnafımızın yanında olmaya, finansman, dijitalleşme, eğitim ve yeni pazarlara erişim gibi her alanda esnafımızı güçlendirmeye devam etmeye çalışıyoruz. Aynı zamanda tüketiciyi ve ticaret erbabını haksız rekabet koşullarına karşı korumak, iş ve işlemlerini hızlandırmak, gümrük işlemlerini basitleştirmek ve kaçakçılıkla etkin mücadele etmek için bütün tedbirler alınmaktadır. İkili, bölgesel ve çok taraflı ticari ve ekonomik ilişkilerimizin geliştirilmesi, mal ve hizmet ticareti müzakerelerinin yürütülmesi, serbest ticaret anlaşmaları, tercihli ticaret anlaşmaları ve gümrük alanında iş birliği mekanizmalarının tesisi kapsamında çok sayıda faaliyet yürütülmektedir. Yerli üretimimizin korunması ve adil rekabet ortamının tesis edilmesi amacıyla dampingli ve sübvansiyonlu ithalat ile ithalattaki artışların yol açtığı zararlara karşı ticaret politikası savunma araçları etkin ve kararlı bir şekilde uygulanmaya devam etmektedir. Bu süreçte yerli üreticilerimizi haksız ithalat baskısına karşı korurken küresel ekonomideki dönüşümlerde dikkate alınarak piyasa dengelerini gözeten ve ülkemizin küresel ticaretteki konumunu sürdürülebilir bir şekilde güçlendirmeyi hedefleyen bütüncül bir yaklaşım benimsenmektedir. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında sürdürülebilir ihracat artışını sağlamak, yerli üretimi korumak, cari açığı azaltmak, ekonomik büyümemize katkı sağlamak, ticari ve ekonomik ilişkilerimizi güçlendirmek, gümrük işlemlerinin etkinliğini artırmak, iç ticarette adil rekabeti tesis etmek ve tüketiciyi korumak temel önceliklerimiz olmaya devam edecektir.
Dış ticaret açığı verilerine baktığımızda, ekim ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,4 azalarak 7,56 milyar dolardan 6,7 milyar dolara gerilemiştir. İhracatın ithalatı karşılama oranı ekim ayında yüzde 79,4'e yükselmiştir. Ocak-ekim döneminde ihracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 75,3 olarak kaydedilmiştir. 2002 yılında yüzde 0,55 olan küresel ihracattan aldığımız pay 2025 yılında yüzde 1,04'e yükselmiştir. Öte yandan, 2002 yılında 1 milyar doların üzerinde ihracat yapılan ülke sayısı 8 iken bugün bu sayı 50'ye ulaşmıştır. Yine 2002 yılında 1 milyar doların üzerinde ihracat yapan il sayısı 5 iken 2026 yılında bu sayı 30'a ulaşmıştır.
Temel hedefimiz, daha rekabetçi, daha yüksek katma değer üreten, AR-GE ve inovasyonla tasarımı ve markalaşmayı odak noktasına alan, pazar çeşitlendirmesi yüksek bir ihracat yapısı tesis etmektir. Bu kapsamda, KOBİ'lerden başlamak üzere her seviyede ihracatçıya, ihracata hazırlık aşamasından pazarlamaya, tasarımdan küresel firmalara tedarikçi olmaya, tanıtımdan yurt içi ve yurt dışı fuar katılımlarına, yurt dışı dağıtım kanalları oluşturmaktan küresel marka olmaya, e-ihracata kadar ihracatın her aşamasına verilen destekler yenilenerek ve güçlendirilerek uygulanmaktadır. E-ihracat desteklerimizle firmalarımızın dijital pazarlara açılmasını teşvik ediyor, hedef ülke sayımızı artırıyor, e-ihracat kapasitemizi tabana yayacak yeni modeller geliştiriyoruz.
Yapay zekâ ve yeni nesil teknolojilerin ticaretin geleceğini şekillendirdiği bu süreçte ihracatçılarımızın ihtiyaç duyduğu dijital araçları da sürekli geliştiriyoruz.
Bunun yanı sıra, hedef ülke ve sektörlere odaklanan düzenli ve sürdürülebilir tanıtım faaliyetleriyle Türk malı ve hizmeti imajının daha da güçlendirilmesi amaçlanmakta olup tanıtım ve pazarlama projeleri kararlılıkla yürütülmekte, küresel arenada Türkiye'nin marka değerinin yükseltilmesi için gayretle çalışılmaktadır.
Küresel ekonomik gelişmeler de göz önünde bulundurularak çağın gereklerine ayak uydurmak suretiyle ihracatçılarımızın ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda yeni projeler ve destekler de hayata geçirilmektedir.
Öte yandan, ekonomimiz ve ihracatımızın geldiği nokta artık geleneksel pazarlarımızın ötesine geçmeyi, yeni rotalar çizmeyi ve alternatif yollar bulmayı zorunlu kılmaktadır. Bu düşünceyle, ihracatta pazar çeşitliliğini sağlama ve ticari anlamda öncelikli ülkelere yönelik faaliyetleri artırma politikalarımız doğrultusunda hayata geçirilen uzak ülkeler ve İslam İşbirliği Teşkilatı üyeleriyle ihracatı geliştirme stratejilerine yönelik faaliyetler yoğun bir şekilde sürdürülmektedir.
Bununla birlikte, ülkemiz ihracatı için bir dönüm noktası niteliğindeki bir diğer proje ise Ticaret Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu arasında imzalanan protokolle 2024 yılında hayata geçirilen İhracat Akademisidir. İhracat Akademisiyle, Bakanlık tarafından yürütülmekte olan eğitim faaliyetlerine kurumsal ve akademik bir yapı kazandırarak daha etkin hâle getirilmiştir.
Türk Eximbank tarafından ihracatçılarımıza 2025 yılında 54,3 milyar dolar destek sağlanırken 2026 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla 55,6 milyar dolar destek sağlanmıştır. İhracata desteğin tabana yaygınlaştırılması stratejisi neticesinde 2019'da Türk Eximbank hizmetlerinden faydalanan KOBİ'lerin payı yüzde 73 iken 2026 yılında bu oran yüzde 83'e ulaşmıştır.
Değerli milletvekilleri, ihracata yönelik yatırım ve üretimi teşvik etmek, doğrudan yabancı yatırımları ve teknoloji girişini hızlandırmak, işletmeleri ihracata yönlendirmek ve uluslararası ticareti geliştirmek amaçları doğrultusunda kurulan serbest bölgeler yabancı yatırımların ülkemize çekilmesi noktasında ülkemiz ekonomisine önemli katkılar sunan planlar...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)