| Komisyon Adı | : | KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 04 .11.2026 |
LÜTFİ KAŞIKÇI (Hatay) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.
Değerli Genel Müdür ve kıymetli yöneticiler, öncelikle, ülkemizin ulaşım altyapısına önemli katkılar sunan Devlet Demiryollarımıza ve emeği geçen bütün çalışanlara teşekkür ederek sözlerime başlamak istiyorum.
Bugün özellikle Hatay'ı ve bölgemizin demir yolu geleceğini ilgilendiren bazı hususları gündeme getirmek istiyorum. Dörtyol-Hassa Demir Yolu Projesi bölgemiz açısından son derece önemli bir yatırımdır. Amanos Dağları'nın altından açılacak iki kara yolu tüneli ve bir demir yolu tüneli Hatay'ın ulaşım ve lojistik imkânlarını önemli ölçüde değiştirecektir. Ancak bu yatırımın gerçek değerini ortaya çıkarabilmek için demir yolu bağlantılarının nasıl planlandığını şimdiden değerlendirmemiz gerekiyor. Bu kapsamda, proje kapsamında demir yolunun hem yük hem de yolcu taşıyacağı ifade ediliyor. Öncelikle bu hattın nasıl işletileceğini öğrenmek istiyorum. Yolcu taşımacılığı hangi tren sistemiyle yapılacak? Bölgesel trenler mi çalışacak, yoksa daha uzun mesafeli yolcu trenleri mi planlanıyor? Daha da önemlisi, hattın Hatay'daki son bağlantı noktası neresi olacak? Amanos Tüneli'nden geçen yolcu treni Hassa'dan sonra Kırıkhan'a, oradan Antakya'ya mı yoksa başka bir güzergâha mı ulaşacak? Hatay'ın merkez ilçesi Antakya'nın ve Kırıkhan'ın bu sistemden nasıl yararlanacağı konusunda net bir plan var mı? Bizim beklentimiz, bu büyük yatırımın yalnızca limanlara ve sanayi bölgelerine yük taşıyan bir hat olarak kalmamasıdır. Hataylı vatandaşlarımızın da bu yatırımdan doğrudan yararlanmasını istiyoruz. Bu nedenle yolcu taşımacılığının güzergâhı, istasyonları ve sefer sıklığı şimdiden planlanmalıdır diye düşünüyorum.
Yine burada gündeme getirmek istediğim ikinci konu ise Amik Ovası'nın tarımsal üretiminin demir yoluna entegrasyonu. Amanos Tüneli demir yolu bağlantısının yalnızca sanayi ürünlerini taşıyan bir sistem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle Amik Ovası'nın tarımsal potansiyelini bu projeye dâhil etmeliyiz. Amik Ovası, ülkemizin önemli tarımsal üretim merkezlerinden biridir. Pamuk, mısır, buğday, narenciye ve çok sayıda tarımsal ürün burada yetiştirilmektedir. Ancak üreticimizin en önemli sorunlarından biri, ürünü pazara ve ihracat noktalarına ekonomik şartlarda ulaştırabilmesidir. Demir yolu bu sorunun çözümünde önemli bir araç olabilir. Bu çerçevede, Hassa ve Kırıkhan çevresinde tarımsal ürünlerin demir yoluna aktarılabileceği yükleme ve lojistik merkezlerinin oluşturulmasını ayrıca öneriyoruz. Narenciye ve diğer hassas tarım ürünleri için soğutmalı vagon ve konteyner altyapısı muhakkak planlanmalıdır. Amik Ovası'ndaki üretim merkezleri ile İskenderun Limanı arasında ekonomik ve doğrudan bir yük taşıma sistemi de ayrıca kurulmalıdır. Burada özellikle şunu sormak istiyorum: Amik Ovası'ndaki tarımsal üretim merkezlerinin bu demir yolu ağına bağlanması konusunda bir çalışma var mı? Kırıkhan, Kumlu, Reyhanlı başta olmak üzere üretim merkezlerinden bu hatta bağlantı sağlanması değerlendiriliyor mu?
Yine gündeme getirmek istediğim üçüncü konu, Hatay'ın uluslararası lojistik merkezi olması. İskenderun Limanı'nı yalnızca Hatay'ın değil Güneydoğu Anadolu'nun ve komşu coğrafyaların denize açılan kapısı olarak değerlendirmeliyiz. Gaziantep, Kilis, Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve diğer üretim merkezlerinin bu limana demir yoluyla ulaşabilmesi ülkemizin ihracat kapasitesine önemli katkı sağlayacaktır. Bu nedenle, Amanos hattını daha geniş bir lojistik ağın başlangıcı olarak görmeliyiz. Kırıkhan'da planlanan lojistik alanının demir yolu bağlantıları, yükleme kapasitesi ve işletme modeli bu bütünlük içerisinde ele alınmalıdır.
Yine gündeme getirmek istediğim dördüncü konu ise Suriye ve Hicaz'a uzanacak uluslararası demir yolu projesi. Üzerinde özellikle durmak istediğim konulardan biri de budur. Türkiye'den Suriye üzerinden Ürdün'e, oradan da Suudi Arabistan'a ve Hicaz bölgesine uzanacak modern demir yolu bağlantısı konusunda çalışmalar yürütüldüğünü biliyoruz. Bu proje yalnızca bir ulaşım yatırımı değildir, Türkiye'nin Orta Doğu'yla ekonomik, ticari ve lojistik ilişkilerini geliştirecek stratejik bir koridordur. Mevcut çalışmalarda Gaziantep İslâhiye üzerinden Halep'e uzanan bir demir yolu bağlantısı da gündemdedir. Ben burada Gaziantep güzergâhına alternatif oluşturmak yerine Hatay'ın da bu uluslararası ağa dâhil edilmesini öneriyorum çünkü Hatay'ın bu koridora sağlayacağı katkı son derece önemlidir. Birincisi, Hatay; İskenderun Limanı'na sahiptir, uluslararası demir yolu koridorunun Akdeniz'e açılan önemli bir yük kapısı olabilir. İkincisi, Amik Ovası başta olmak üzere güçlü bir tarımsal üretim potansiyeline sahiptir. Üçüncüsü, sanayi ve liman altyapısı sayesinde Suriye ve Orta Doğu pazarlarına yönelik ticaretin önemli merkezlerinden biri olabilir. Dördüncüsü, Hatay'ın Suriye'yle olan coğrafi ve ticari yakınlığı, kurulacak yeni bağlantıların bölgesel ticarete katkı sunmasına imkân sağlayabilir. Bu nedenle, Devlet Demiryollarının önümüzdeki dönem demir yolu planlamasında Hatay-Suriye bağlantısını da değerlendirmesini ayrıca talep ediyoruz. Özellikle Amanos demir yolu hattının teknik ve ekonomik fizibilitesi yapılmak suretiyle Suriye yönüne uzatılabilecek bir koridor olarak ele alınmasını öneriyoruz. Gaziantep-İslâhiye hattı Halep ve Suriye'nin iç bölgelerine bağlantı sağlarken Hatay üzerinden oluşturulacak ikinci bir bağlantı da İskenderun Limanı'nı bu uluslararası ağa entegre edebilir. Böylece birbirinin alternatifi olan değil birbirini tamamlayan iki önemli lojistik güzergâh oluşturabiliriz.
Bu noktada Devlet Demiryollarına üç sorum var. Hatay üzerinden Suriye'ye uzanabilecek bir demir yolu bağlantısı için daha önce bir etüt veya fizibilite çalışması yapıldı mı? Amanos hattının ilerleyen aşamalarında Suriye sınırına doğru uzatılması teknik açıdan mümkün mü? Böyle bir bağlantının Hicaz demir yolu ve uluslararası yük koridoruyla bütünleştirilmesi konusunda Bakanlık ve ilgili ülkelerle yürütülen bir çalışma var mı?
Son olarak, Hatay, bildiğiniz üzere, büyük bir deprem geçirdi. Deprem ve afet güvenliğiyle ilgili de bir hususu dile getirmek istiyorum. 6 Şubat depremleri bize ulaşım altyapısının ne kadar hayati olduğunu göstermiştir. Yeni demir yolu hattının depreme dayanıklılığı, alternatif güzergâhlar ve afet dönemlerinde kullanılacak lojistik kapasite açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. Kritik hatlarımızın, köprülerimizin ve tünellerimizin dayanıklılık analizleri muhakkak suretle yapılmalıdır. Afet dönemlerinde kesintisiz ulaşım sağlayacak alternatifler oluşturulmalıdır.
Sayın Genel Müdürüm, değerli yöneticiler; benim bütün bu başlıklardaki temel yaklaşımım şudur: Amanos demir yolu yatırımı tamamlandığında Hatay'ın yalnızca içinden tren geçen bir şehir olmasını istemiyoruz. Hatay'ın yolcusunu taşıyan, çiftçisinin ürününü pazara ulaştıran, sanayicisinin ihracatını kolaylaştıran, İskenderun Limanı'nı Anadolu'nun üretim merkezlerine bağlayan ve gelecekte Suriye ile Hicaz demir yolu koridoruna entegre olan bir ulaşım ağına sahip olmak istiyoruz. Bu nedenle, sizlerden özellikle dört konuda somut çalışma ve değerlendirme bekliyoruz. Birincisi, yolcu taşımacılığında Hatay'ın son bağlantı noktalarının şimdiden belirlenmesi. İkincisi, Amik Ovası'nın tarımsal üretiminin demir yolu taşımacılığına entegre edilmesi. Üçüncüsü, İskenderun Limanı'nın uluslararası demir yolu koridoruna bağlanması. Dördüncüsü ise Hatay üzerinden Suriye ve Hicaz yönüne uzanabilecek alternatif bir demir yolu bağlantısının fizibilitesinin hazırlanması. Bu çalışmaların Devlet Demiryollarının yatırım ve planlama gündemine alınmasını da ayrıca talep ediyoruz.
Teşekkür ederim Başkanım.