| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 04 .11.2026 |
MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli Bakan, kıymetli bürokratlar, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bütçeyi konuşuyoruz, Ticaret Bakanlığının bütçesini konuşuyoruz. Hangi şartlarda konuşuyoruz? Nasıl bir ortamda konuşuyoruz? 27 trilyonluk toplam bütçenin sadece binde 3'üne sahip olan Ticaret Bakanlığı bütçesini konuşuyoruz. Fon kriziyle kaybolan 850 milyarın yüzde 12'si ya da bir başka tabirle Ticaret Bakanlığımızın bütçesi o buharlaşıp uçan 850 milyarın onda 1'i. 2027 yılında ödeyeceğimiz, bütçeden ödenecek, devletin ödeyeceği 3,9 trilyonluk faizin yüzde 2,6'sı ya da bir başka ifadeyle ödeyeceğimiz faiz Ticaret Bakanlığının bütçesinin tam 40 katı arkadaşlar. Böyle bir ortamda biz Ticaret Bakanlığının bütçesini konuşuyoruz.
Tabii, birçok konu var -arkadaşlarımız gündeme getirdi- benim önemsediğim, sahadan, esnaf arkadaşlardan, ticaret erbabından duyduğum birkaç konu var, onları da size ileteceğim, belki cevaplarsınız imkân bulursanız. Öncelikle, dijitalleşme ve yapay zekâyla ilgili piyasanın ve bütün ticaret ehlinin çok ciddi bir desteğe ihtiyacı var. Buna tam bir bütüncül anlayışla bakmak lazım. Tabii, işin bir tarafında Sanayi Bakanlığı da var fakat entegrasyonu sağlamazsak arzu ettiğimiz seviyeye ulaşmanız mümkün değil yani siz tedarikçinizin hâlen harita metotlarla, "excel"lerle hesap tuttuğu bir ortamda istediğiniz kadar yapay zekâ deyin, dijitalleşme deyin bu entegrasyonu ülke içerisinde var edemezseniz arzu ettiğiniz verimi sağlayamazsınız. Şöyle bir rakamlara baktığınızda bu konuda nasıl geride kaldığımızı görüyoruz. 50'nin altında çalışanı olan işletmelerimizde sadece bir projede yapay zekâ kullananların oranı yüzde 6,55 ki Avrupa Birliğinde bu oran yüzde 17; yaklaşık bizim 3 katımız. 50 ila 250 arasında çalışanı olan işletmelerimizde yüzde 9 bu oran, Avrupa Birliğinde tam yüzde 30. 250'nin üzerindeki büyük işletmelerimizde oran da yükseliyor, yüzde 23'lere geliyor ancak Avrupa Birliğinde bu yüzde 55. Yani küçük firmalarla büyük firmalar arasında çok ciddi bir fark var, bu farkın kapatılması tam bir entegrasyonun sağlanması açısından önemli.
Şimdi birkaç konu var esnafın bizlerden beklediği, size iletmemizi arzu ettiği. Ben kendilerine de söz verdim. Bakkallık, bayilik, büfecilik kolundaki daralmanın tam yüzde 3,2 olduğunu görüyoruz. Sorum şu: Bunun nedenini ölçen bir çalışma var mı ve önümüzdeki yıl bu gruba yönelik 2027 yılında destek hedefiniz nedir? İkinci konu: Lojistik ki Türkiye bulunduğu coğrafya itibarıyla lojistik de hakikaten çok güçlü olabilecek ve bu imkâna sahip bir ülke ancak sınır kapılarında bekleme sürelerinin çok yoğun olduğunu görüyoruz. Zira, Bulgaristan sınır kapısında da bir randevu sistemi hayata geçirdiniz. Bu sistem hayata geçtikten sonra bekleme süresi, ortalama geçiş sayısı ne kadar oldu, bunu duymak isteriz.
Bir başka konu: Ben kendi bölgemden İstanbul ikinci bölgeden özellikle Kapalı Çarşı'da, Mısır Çarşısı'nda, oradaki esnafla, oradaki ticaret ehliyle çok sık görüşen bir arkadaşınızım, onların çok ciddi sıkıntıları var. Özellikle turizmdeki daralma, perakendedeki daralma, harcama kapasitesinin düşmesi, Türkiye'nin artık yabancı turist için çok pahalı bir destinasyon hâline gelmesi, artan vergiler, işletme maliyetleri, fon kriziyle beraber piyasalarda oluşan güvensizlikten dolayı artık kimse vadeli ve taksitli mal vermek istemiyor, peşine yönelmiş tedarikçiler; bunun yarattığı finansman baskısı, dolayısıyla ciddi desteğe ihtiyacı var esnafın. Mesela stopajla ilgili, kira stopajıyla ilgili acaba hiç olmazsa şu önümüzdeki dönem bir indirim düşünülemez mi veya bundan feragat edilemez mi? Vergiler tekrar gözden geçirilemez mi? Zira, cirolar düşüyor ancak giderler azalmıyor, işçilik maliyetleri yüksek, SGK maliyetleri yüksek, kira stopajı dedik, gelir vergisi dedik, belediyelerin özellikle ortaya koydukları faturalar, aidatlar, çöp vergisi... Ya, bütün bunlar inanın Kapalı Çarşı esnafının ki bu sadece İstanbul'a, Mısır Çarşısı'na ait bir konu değil, Anadolu'daki bütün kapalıçarşı esnafı bütün bu konularda muzdarip. Bunun alakalı da bir destek niyetiniz varsa bunu anlatırsanız memnun oluruz.
Teşekkür ederim.