KOMİSYON KONUŞMASI

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Bakan, değerli bürokratlar; hoş geldiniz.

Evet, bütçede çok önemli harcama kalemleri var, bunları görüyoruz ama baktığımızda, genel olarak bunların hemen hepsi değişmeyen bir yapının ve işleyişin 2027 rakamlarına büründürülmüş hâli. Açıkçası kayda değer bir sonuç değiştirecek yeni bir başlık veya harcama kalemi yok. Yani bununla kastettiğim şu: Bu bütçe bir reform bütçesi değil, bu bütçe "dönüşüm bütçesi" deniliyor ama baktığımızda böyle bir dönüşümü içermediğini görüyoruz. Yani toplumda heyecan yaratacak herhangi bir adım, geleceğe dönük gelişkin bir vizyon maalesef, bunda görmüyoruz. Yani var olan eski bütçelerin yeni rakamlarla devam ettirilmesi durumu. Birinci olarak bunu eleştirmek istiyorum.

İkincisi, tabii, çok rakamlara boğan bir konuşma yapmak istemiyorum ama bir her bütçede dikkatimizi çeken bir şey var, onu bir kez daha vurgulamak istiyorum: O da faiz giderleri. Yani gerçekten yıllar itibarıyla baktığımızda çok ciddi bir büyüme olduğu görünüyor. Son iki yılda neredeyse 1 kat artış sergilemiş faiz giderleri ve bu ciddi bir sorun. Evet, nereden kaynaklandığı belli yani borçlanma esas itibarıyla. Burada borçlanma olur, tabii ki yapılır yani borçlanma olmadan bazı işlerin yürümesi çok mümkün değil, değil mi? Rahmetli Demirel "Borç yiğidin kamçısıdır." diyordu ama burada frensiz bir borçlanma stratejisi var sanki. Dolayısıyla gerekli olan borçlanma yerine bir gereksiz ve verimsiz kamu harcamaları nedeniyle artan bir borçlanma var ve bu ciddi bir sorun ve bunu da yüksek faizli borçlanmayla finanse etmeye çalışan bir anlayış var. Bu konuda herhangi bir değişim bugüne kadar yaşanmadı. Yani borçlanmanın frensiz ve hesapsız sürdürülmesi önemli bir sorun olarak bu bütçede de görünüyor.

Şimdi, ödemeler dengesinde de değişen çok fazla bir şey yok, geçtiğimiz yıla baktığımızda rakamlar ortada. Dikkatimizi çeken konulardan bir tanesi, yabancı girişinde zayıf bir seyir yürüyor. Yerleşiklerin yurt dışına kaynak çıkarmasında bir canlılık var. Cari açık malum yani ödemeler dengesindeki kırılganlıklarda da değişen bir durum yok; bunu görüyoruz bu bütçede de.

Şimdi, bu yatırımlarla ilgili bir şey söylemek istiyorum; bunu geçen sene de konuşmuştuk "Türkiye'ye gelen doğrudan yatırımlar nedir, ne oluyor?" diye. Şimdi, bu yılın ağustos ayı itibarıyla yabancı yatırımlara baktığımız zaman yaklaşık 8 milyar dolar civarında bir yatırım olduğu görünüyor bir yıllık bazda yani bu tutar fena değil göründüğü kadarıyla, ortalama bu civarda zaten seyrediyor 2015'ten bugüne kadar ama başka dikkat çekici bir şey var, o da şu: Daha önce yapılmış olan yatırımların tasfiye edilmesi ciddi ölçüde söz konusu yani bizim gördüğümüz, ağustos itibarıyla baktığımızda, son bir yılda 7,8 milyar dolarlık yatırım girişi olmuş ama aynı dönemde 3,4 milyar dolarlık da tasfiye yaşanmış. Neden? Bu çok ciddi bir rakam, 3,4 milyar dolar. Bunun nedeninin mutlaka tartışılması gerekiyor. Birkaç neden olabilir. Tabii ki ekonomik nedenler başta gelecektir ama Türkiye'de hukuk açısından yaşanan gelişmeler, hukuksuzluk eğilimi yabancı yatırımcı açısından çok güven vermeyen bir ortam yaratıyor; bunu özellikle vurgulamak istiyorum. İkincisi, tabii, biraz sonra da değineceğim, fon vurgunu meselesi de aslında yolsuzluk meselesi açısından baktığımızda yabancıları oldukça ürkütecek konulardan bir tanesi olarak ortaya çıkıyor. O nedenle, bu fon meselesinin sadece fonla sınırlı kalmadığını da önümüzdeki günlerde, aylarda göreceğiz diye düşünüyorum.

Şimdi, Türkiye'de ilk defa böyle bir şey yaşanmadı -bu fon vurgunuyla ilgili söylüyorum- 1994'te bir kriz yaşadık, 2001'de oldu, 2008'de bir şeyler yaşandı, 2018... 2021'de kur korumalı mevduat harikası inanılmaz, trilyonlarca liralık zarar yazdırdı hazineye. Arada, işte banker krizi, İmar Bankası, Jet Fadıllar, Çiftlik Bank filan her şey oldu fakat bu en son olan, öyle sanıyorum ki bütün bunların çok üstünde bir sonuç ortaya çıkardı yani büyük bir organize dolandırıcılıkla karşı karşıyayız ve hiçbiriyle boy ölçüşemez bu dolandırıcılık geçmişte söylediklerimle karşılaştırdığımızda. Şöyle bir tedirginlik var toplumda da açıkçası bizlerde de: "Acaba şu anda görünen sadece buz dağının üst kısmı mı yani bunu mu görüyoruz, daha beteri var mı bunun altında?" diye herkeste bir tedirginlik yaşanıyor doğrusu. Siz daha iyi biliyorsunuz, içindesiniz, görüyorsunuz, uyarmışsınız 4 Kasım 2025'te, siz Bakan olarak bu konuda uyarınızı yapmışsınız. SPK 18 Eylül 2026'da bir açıklama yapmış "Bir şeyler oluyor." babında. 2 Aralık 2025'te Finansal İstikrar Komitesi toplanmış, SPK'ye görev verilmiş yani bir şeyler oluyor, görünüyor fakat bu 2 Aralık 2025'ten sonra, bu Finansal İstikrar Komitesinden sonra bir sonraki yılın ağustos ayının sonuna kadar rehberin oluşturulması uzamış şu ya da bu nedenlerle, görünüyor, uzamış, dokuz ay civarında bir uzama var burada ve bu dokuz ayda bu fonlardaki dolandırıcılık örgütlü olarak yürümüş, SPK'nin her attığı adım karşısında dolandırıcı şebekesi de bir adım atıp kendi pozisyonunu güçlendirmiş ve dokuz ayın sonunda bu noktaya gelinmiş. Şimdi, bu yaşanmış olan bir hikâye ve bu herkesin gözü önünde olmuş. Yani biz ilk andan itibaren şuna çok dikkat çektik, sanıyorum, en son Adalet Bakanı da dün yaptığı açıklamayla bunu teyit etmiş oldu; o açıdan sevindirici elbette. Burada çok örgütlü bir dolandırıcılık var, bir şebeke işi var, bunun içinde organize bir iş var ve içerden bilgi almak suretiyle yapılmış olan bir çalışma olduğu görünüyor. Bu çalışma yapılırken de birtakım kamu kurumları, devlet kurumları bu işin parçası olmuş maalesef; büyük bir bürokratik çürüme var. Bu çürüme eğer bir an evvel temizlenmezse bu bürokratik çürümenin her yere sirayet edeceği çok açık, onu özellikle bildirmek istiyorum. Bakın, SPK, BDDK, Takasbank, Türkiye Sigorta AŞ... İşsizlik Fonunu en son burada öğrendik. Çalışma Bakanı geldi, İşsizlik Fonu da aynı işin içine girmiş. Şimdi, bütün bu bürokratik çürümeyi mutlaka ele almak ve bu temizliği yapmak gerekiyor. Aksi takdirde, dediğim gibi, bu çürüme her yere sirayet edecektir ve çok daha ciddi sorunlarla karşı karşıya kalınacaktır. O nedenle, yani bu fon meselesinin daha fazla zarar vermemesi için çünkü daha henüz işin başındayız, ekonominin çeşitli alanlarına bu fon vurgununun nasıl yansımalar ortaya çıkaracağını önümüzdeki aylarda hep birlikte göreceğiz ama işin çok hafife alınmaması gerektiğinin siz de herhâlde en az bizim kadar farkındasınızdır diye düşünüyorum.

Son bir şey, vaktim tükendi. Biraz evvel Sadullah Bey de değindi. Nereden buldularsa benim telefonumu da bulmuşlar, sabahtan beri esnaftan mesajlar geliyor, WhatsApp'tan atıyorlar ve esnafın talepleri esas itibarıyla -dediğim gibi Sadullah Bey de değindi- vergi SGK borçlarında faizsiz yapılandırma talebi hepsinde, bütün gelen WhatsApp mesajlarında var. Yani burada çok ciddi bir sorun yaşanıyor ve esnaf biraz rahatlamak için taleplerde bulunuyor; bunu da dikkate almak gerekiyor.

Teşekkür ediyorum.