| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 06 .11.2026 |
ERHAN USTA (Samsun) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Sayın Bakan, değerli bürokratlar, basın mensupları; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Bakanım, siz de biliyorsunuz bizim bu Plan ve Bütçe Komisyonu özellikle bütçe sürecinde çok stresli bir yer. Tabii, sürekli stresi de insanın vücudu bazen kaldırmıyor. O yüzden, bugün biraz rahat bir konuşma yapmayı planladım fakat kafama takılan bir şey var. Siz Temmuz 2018'den beri Bakansınız yani sekiz yılı geçti. Zannediyorum bu bir ilk yani sekiz yıldan fazla bakanlık yapan var ama kesintisiz aynı bakanlıkta, birazdan söyleyeceğim bir iki tane husus var, onlara rağmen böyle bir bakanlığı bu kadar uzun süre sürdüren kimse yok. Ekibinizden de belki, işte artık bizim Bakan da ayrılsa da biz de Bakan olsak diye bekleyen arkadaşlar da olabilir, onlar da artık beklemekten bıktı neredeyse. Yani sizin kadar aynı sürede Bakan Yardımcılığı yapan arkadaşlar var. Bu büyük bir başarı tabii. Şimdi, neden olabilir diye düşünüyorum. Acaba Sayın Erdoğan'la hani şimdi biliyorsunuz onun dava arkadaşım diye efendim tarif ettiği insanlar var, onlardan uzun süre Bakanlık yapanlar oldu, sizin böyle bildiğim kadarıyla bir dava arkadaşlığınız falan yok. Sosyal hayatınız da epeyce birbirinden farklı, mesela hatta sizin işte şortla, elinizde viski bardağıyla falan birtakım görüntülerinizi de gördük. Bunu ayıplamak için falan söylemiyorum yani farklılığı işaret etmek için söylüyorum; yaşam tarzınız son derece farklı.
Başarılı bir iş insanı olduğunuz muhakkak, hatta muhtemelen Bakanlıktan sonra bu başarı daha da artmıştır. Helikopter seyahatleriniz çok meşhur, özellikle turizm bölgelerini helikopterle gezdiğiniz çok ifade ediliyor. Keşke -birazdan mevzuya geleceğim- bizim Samsun'a da biraz uğrasanız iyi olur, oralarda da belki harekete geçilecek bir potansiyel olabilir.
Şimdi, özellikle tabii, 2023'te sistem değişikliği olduğu oradan hemen hemen bütün Bakanlar milletvekili yapıldı, siz orada da Bakan olarak kalmayı başardınız. Hadi onu da geçiyorum, bu Kartalkaya faciası yaşandı, net olarak sorumlusunuz, çok ciddi bir sorumluğunuz var ama buna rağmen yine Bakan olarak kalmayı başardınız.
Şimdi, o zaman Bakanlıkta herhâlde ciddi bir performans olmalı diye insanın hani aklına o geliyor, rutini devam ettiriyorsunuz, böyle şu anda mesela buradaki arkadaşlara da sorsak, işte, hani insanların kafasında iz bırakacak bir hani Kültür ve Turizm Bakanlığında öyle çok kayda değer, ses getirecek bir başarınız da yok. İşin turizm tarafıyla yakinen ilgileniyorsunuz ama işin kültür, dil, tarih, sanat kısmını biraz boşlukta bırakmış gibi bir durum da var.
Şimdi, ben performans kriterlerini, performans programınızı inceledim, orada performans göstergeleri var. Hani oralarda nasıl böyle bir olağanüstü başarı var mı diye baktığımızda orada da kayda değer bir başarıyı göremiyoruz.
Turizm geliri açısından daha hani orta, uzun vadeli ne var biye bakıyorsun, mesela işte On İkinci Kalkınma Planı'nda 2028 yılı son yıl hedefi, orada turizm gelirleri 100 milyar dolar olarak öngörülmüş, tahmin edilmiş. Bu, sizin de Bakan olduğunuz dönemde yapılmış bir şey, muhtemelen sizinle de görüşerek yapılmıştır bu hedef ama şu anda en son açıklanan orta vadeli programda 2028 için, aynı yıl için hedef 73,5 milyar dolar. Dolayısıyla, orada da uzun vadeli meselelerde baktığınızda, hedefler açısından baktığımızda da çok ciddi bir başarı da yok. Dolayısıyla, ben gerçekten makul ve objektif bir neden bulamadım. Acaba hani unutmuş olabilir mi Sayın Bakanı değiştirmeyi falan diye aklıma geldi, o da unutulacak gibi de değil. Koca bakanlık, bak, burada bir sürü bürokrat var. Dolayısıyla böyle bir durum var. Bu aklıma geldi, onu sizinle paylaşmak istedim.
Şimdi, tabii, bu girişten sonra Samsun'la ilgili taleplerim olacak, onlara ne kadar dikkat edersiniz, ne kadar kulak verirsiniz, onu bilmiyorum. Şimdi, Samsun potansiyeli çok güçlü olan bir şehir fakat buna rağmen işte kişi başı gelir açısından Türkiye'de 40'ıncı sırada ama bakıyorsunuz, işte bir kavşak noktasında, coğrafi konumu çok iyi, kara yolu, hava yolu, deniz yolu, tren yolu ulaşımı var, güçlü bir beşeri sermayesi var, buna rağmen yeteri kadar gelişmiş bir şehir değil. Özellikle turizm açısından baktığımızda da çok ciddi potansiyeli olmasına rağmen Samsun, çevresindeki diğer illerle mukayese ettiğinizde veya diğer illerle mukayese ettiğinizde çok çok geride yani hem gelen turist sayısı açısından; yabancı turist zaten yok denecek kadar az, yerli turist de az geliyor, kalış süreleri çok kısa. Dolayısıyla, hani sizin de Bakanlık olarak turizmi çeşitlendirme gibi bir hedefimiz var bildiğim kadarıyla hem hani bölge açısından, coğrafya açısından hem turizm türleri açısından hem efendim, mevsime, farklı mevsimlere yani sezonun dışına turizmi yayımı açısından ciddi hedefleriniz var. Bu anlamda baktığımızda, hani bu anlamda da Samsun niye dikkat çekmiyor diye insan sormadan edemiyor. Yani Samsun, özellikle turizm açısından baktığınızda artık transit bir şehir hâline gelmiş.
Tabii, Samsun bir millî mücadele şehri, her şeyden önce millî mücadele şehri, bunun ön plana daha fazla çıkarılması lazım. Ha, bunun yanında -birazdan söyleyeceğim- yani kültür açısından, tarih açısından, coğrafya açısından, bir de alana yayılmış bütün ilçelerinde her birinde ayrı bir güzellik var, ayrı bir efendim, dikkat çekici, insanlara hoş vakit geçirebilecek veya tarihini öğretecek, insanları rahatlatacak unsurlar var ama buna rağmen biz Samsun'a maalesef turist çekemiyoruz. Böyle bir gayret var mı, onu da bilmiyorum işin doğrusu. Ya, merkezi idarenin böyle bir gayretini hiçbir dokümanda görmedik. Tabii, diyeceksiniz ki: "Ya, bu bizden ziyade yerel idarelerin işi." Maalesef bizde bugüne kadar yerel idarelerde bu konuda çok gayretli olmadı. Eğer ülkenin böyle bir potansiyeli varsa, sizin de ulusal düzeyde birtakım hedefleriniz varsa, bunu sadece yerel idarelere bırakmamak lazım, onlarla daha koordineli bir şekilde bu potansiyellerin harekete geçirilmesi lazım.
Samsun, nette göç alıyor, çok az da olsa göç alıyor ama özellikle bazı ilçeleri, özellikle iç bölgeler... Nedir işte? Vezirköprü, Havza, Ladik, Asarcık, Ayvacık, Salıpazarı gibi ilçeler çok ciddi göç veriyor ama bu saydığım ilçelerin her birinde çok ciddi bir... Vezirköprü'nün Kartalkaya, değil mi? Biliyoruz. Efendim, Kunduz Dağı var yani oradaki kanyonumuz var. Buralara dünya kadar turist gelmesi lazım. Herhâlde dünyanın sayılı kanyonlarından bir tanesidir. İşte, kaplıcası var, kayak merkezleri var, daha doğrusu, kayak merkezi olmaya yatkın yerleri var. İşte, doğa ve kuş gözlemciliği var: Bafra'da, 19 Mayıs'ta, Alaçam'da.
Tabii, Millî Mücadele dedik, İlkadım, Tekkeköy, Havza, Kavak bu anlamda; göl ve su turizmi anlamında Bafra, Ladik, Vezirköprü, Terme; yayla ve kış turizmi açısından Ladik, Akdağ, Vezirköprü yine, gastronomi ve kültür açısından Samsun, Merkez, Çarşamba, Terme, Bafra, Havza; deniz ve kıyı turizmi açısından çok büyük bir sahilimiz var. Evet, çok belki bir kısım yerler denize girmeye çok elverişli değil ama oralarda birtakım düzenlemeler yaparak bunlar da çok rahat bir şekilde denize girmeye elverişli hâle getirilebilir; Atakum, 19 Mayıs, Alaçam, Terme bu anlamda sayabiliriz fakat baktığımız zaman maalesef bu potansiyel harekete geçirilemiyor. Buna ilişkin olarak sizden bir beklentimizin olduğunu ben bu anlamda ifade etmek istiyorum. Hem sizin ulusal düzeydeki hedefleriniz açısından hem de işte, bölgesel gelişmişlik farklarının en aza indirilmesi açısından. Sadece Samsun'la da alakalı değil, belli bölgede yoğunlaşmış bir turizm geliri ve turizm hikâyemiz var bizim. Bunu ülke geneline yaymak gerekiyor, buna dikkat çekmek istedim.
Şimdi, mesela, bu anlamda Kurtuluş Mücadelesi, Millî Mücadele'nin başladığı yer. Arkadaşlar, yani bu Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş hikâyesi bu bölgede yazılıyor. Atatürk Samsun'a çıkıyor, dört gün civarında Samsun'da kalıyor ama on sekiz gün Havza'da kalıyor. Havza'da Atatürk'ü anlatan bize siz ne yaptınız mesela, Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak? Hiçbir şey yok. Bir tane küçük, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kaldığı bir oda var, onun dışında bir şey yok, tanıtımla ilgili bir şey yok. Yani mesela, bir müze yapmayı, buralarda daha fazla Atatürk'ün anlatılmasına, Millî Mücadele'nin anlatılmasına yönelik bir şeyler yapmayı düşünüyor musunuz? Onu size sormak istiyorum.
Geçen bir öğretmenle karşılaştım İstanbul'da, Topkapı Müzesi'ne öğrencilerini götürmüş, parasını cebinden karşılamış. Bu, genel bir uygulama mıdır, değil midir, onu bilmiyorum ama randevuyu aldık, izinlerimiz de alındı, ona rağmen öğretmen... Yani eğer böyleyse gerçekten, bu farklı bir durum mu oldu, onu bilmiyorum. Yani öğrencilerin tabii, her öğrenci olarak giden değil belki ama okullarda bu şekilde toplu gidişlerde müzelere çocuklarımızın veya öğretmenlerimizin bedava girmesini bu anlamda sağlamak gerekir diye düşünüyorum.
Şimdi, tatil yapma imkânı açısından içerdeki hep şikâyet şu: Yani biz yerliler tatil yapamıyor yani vatandaş. Tabii, bu sizinle alakalı bir şey değil. Türkiye'de gelir çok güçlü, fakirlik çok arttı. İnsanların gelirinin önemli bir kısmı artık yoksulluk sınırını bırakın, açlık sınırının altında ama bu imkânları da insanların biraz daha kolay imkânlarla... Halk plajlarını artırdığınızı ifade ettiniz, o güzel ama işte yeterli değil demek ki. Mesela, Türkiye İstatistik Kurumunun bir çalışmasında yoksulluk ve yaşam koşulları istatistikleri için -2025'ten söylüyorum- medyan gelirin yüzde 60'ın ve altında olan kesimde evden uzakta bir haftalık tatili karşılayamayanların oranı yüzde 87,3; bu çok büyük bir oran yani yüzde 87'si ortalama gelirin, medyan gelirin daha doğrusu, yüzde 60'ın altında ki burada çok önemli bir nüfus var, yüzde 87'si evinin dışında bir haftalık tatil yapma açısından son derece zorluk yaşıyorlar. Bunları görmek lazım, biraz turizm politikalarımızın, kültür politikalarımızın buna göre çeşitlendirilmesi, değiştirilmesi lazım. Kaynak ihtiyacı varsa bunları ifade etmeniz lazım. Mesela, kaynak yetersizliğinden hiçbir şikâyetinizi ben burada duymadım, bunları da söylemek gerekiyor çünkü burası Plan ve Bütçe Komisyonu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ERHAN USTA (Samsun) - Hemen bitiriyorum Başkanım.
Burası milletin egemenliğinin somutlaştığı yer. Dolayısıyla burada böyle bir talebiniz olmuş olsa ben, milletvekili arkadaşlar buna olumlu bakacaktır diye değerlendiriyorum.
Bütçenizin her şeye rağmen hayırlı olmasını diliyorum.