| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 06 .11.2026 |
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkanım, bu Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçelerinde en çok tartıştığımız konulardan bir tanesi Kültür Yolu Festivalleri. Niye tartışıyoruz? Esasında tartışılmaması gereken bir etkinlik bence bakıldığı zaman. Burada tartıştığımız konu, bunun maliyeti ne? 2024 yılında 1 milyar 715 milyon liraymış, 2025 yılında bu rakam 2 milyar 407 milyon liraya çıkmış. Peki, bunu nereden biliyoruz? Bunu Bakan Beye geçen sene sorduk "Bu rakamlar doğru mudur?" diye, cevap alamadık. Defalarca sesleniyoruz fakat bir türlü cevap alamıyoruz. Bunu nereden buluyoruz? Bütçenin içerisinden cımbızla seçerek buluyoruz. Peki, 2026 yılında ne kadar harcandı? Bugünkü elimizdeki bütçe rakamlarına bakarak bunu göremiyoruz. 2027 bütçesini yapıyoruz şu anda Sayın Bakan ve biz 2027 bütçesini yaparken bu Kültür Yolu Festivali'ne 2027 yılında ne kadar para harcanacağını bilmeden bir bütçe yapıyoruz. Mesela, 2026 yılı itibarıyla 25 şehir, 382 mekân, 5.600 tane etkinlik yapılmış. 2026 bütçesinde bu etkinliklere ayrılan tutar 1 milyon 197 bin lira, 1 milyon 197 bin lira para ayırmışsınız. Peki, ne kadar harcamışsınız? 2 milyar 407 milyon lira. 2026 yılında ne kadar harcandığını bilmiyoruz mesela. Önümüzdeki yıl 2027 yılı bütçesinde etkinlikler için şehir sayısını artırmışsınız; 25'ten 32'ye çıkarmışsınız. Tutar ne olmuş? Ayrılan tutar 1 milyon 376 bin. Yani 32 şehirde etkinlik yapacaksınız, belki etkinlik sayısı 6 bini, 7 bini geçecek ancak bütçenizden ayırdığınız tutar 1 milyon 376 bin lira ve biz 2027 yılı bütçesini yapacağız. Yani akşamleyin biz büyük ihtimalle el kaldırmayacağız ama Adalet ve Kalkınma Partili milletvekilleri buna el kaldıracaklar. Diyecekler ki: "Ey Kültür ve Turizm Bakanı, bütçenizde bu 6 bin tane etkinlik için 1 milyon 376 bin lira kaynak ayırdınız." diye parmak kaldıracaklar. Şimdi, 2025 yılında 1 milyon 58 bin lira ödenek ayırmışsınız, 2 milyar 400 milyon liralık harcama yapmışsınız. Ben bir kere daha buradan soruyorum, bunun bir devlet sırrı olduğunu zannetmiyorum. Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi olan bir milletvekili olarak bu sene 2027 yılında bu Kültür Yolu etkinliklerine ayırdığınız miktar ne kadardır? Çok basit bir soru ve çok basit bir cevabının olması gerektiğini ben düşünüyorum.
Şimdi, Cavit Başkan biraz evvel de "Bu Kültür Yolu Festivallerine biz çağrılmıyoruz." dedi. Ben de çağrılmadım ama sağ olsun, Adalet ve Kalkınma Partili Manisa Milletvekilimiz Mücahit Arınç bizim Manisa milletvekillerine davetiye göndermiş, 2025 yılında bizi çağırmıştı kendisi. "Manisa'nın eşsiz doğası, tarihi ve misafirperver insanlarıyla siz değerli milletvekillerimizi bu büyük kültür buluşmasına katılmaya davet etmekten onur duyarım." diye bir Manisa milletvekili başka Manisa milletvekillerini davet etmişti.
Sunumunuzda ücretsiz girişli halk plajı projelerinden bahsetmişsiniz. 2019'da bu zamana 20'ye çıkarmışsınız, 5 tane daha yapacaksınız ancak zaten bu plajların ücretsiz olması lazım. İnsanların ücretsiz bir şekilde bu plajlara girmesi lazım. Mesela, bundan sekiz yıl evvel Fethiye'ye gitmiştim. Orada gerçekten nefis koylar var; Boncuklu, Büyük Samanlı, Küçük Samanlı, Aksazlar; hepsi ücretsizdi. Bu sene gittim hepsi ücretli olmuş, hepsi ücretli olmuş. Mesela, gene, Muğla'da eski Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekili Karataş Plajı'nda, halka açık olan bir plajda bir otel yapmayı planlıyor ve burası birinci derecede sit alanı. Birinci derece sit alanından bahsediyoruz. Önünde bir tepe var tepe DSİ tarafından kaldırılıyor. Dere yatağı var, dere yatağı değiştiriliyor ve DSİ eliyle halkın elindeki plaj insanlardan alınıyor. Turizm Data Bankın verilerine göre turizm sektöründe ücretli çalışan sayısı 2026 yılının ilk sekiz ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,1 oranında azalmış. En büyük azalma konaklamada söz konusu. Yüzde 18'lik bir azalma var. Bunun sebebi nedir Sayın Bakan? Yangınla ilgili yeni geçilen yönetmelikten dolayı kapanan otel, konaklama tesisi sayısı nedir? Bu azalışta, bunun etkisi var mıdır? Veyahut da kayıt dışılıktan bahsediliyor. Sektörünüzde kayıt dışılıkta artış olma ihtimali var mıdır; onu sormak istiyorum sizlere.
Bir de RTÜK burada. RTÜK'le alakalı da bir iki şey söylemek istiyorum. Şimdi, gündüz programlarındaki o, toplumu yozlaştıran programlar, o çarpık ilişkilerin yayınlandığı programlar gene hâlen devam ediyor. Televizyon ekranlarında şiddet devam ediyor. En fazla şiddetin sergilendiği yerse ne yazık ki bir kamu kuruluşu olan, kamusal hizmet vermesi gereken TRT ve anladığım kadarıyla RTÜK de TRT'ye kanun gereği ceza uygulamıyor. Bu konuda mutlaka adım atılması gerektiğini düşünüyoruz.
Şimdi, ayrıca, bu, TV kanallarına, televizyon kanallarına verilen cezalara baktığımız zaman, yaptırımlarda, geçen seneye göre ciddi bir azalma söz konusu. Bu iyileşme RTÜK'ün yükünün azalmasından kaynaklanmakta. İktidarınız, yargı eliyle, bağımsız haber yapmaya çalışan Halk TV'ye Tele1'e kayyum atadı ve bundan sonra da zaten, hâliyle cezalar azaldı. Mesela olmayacak bir sebepten, akla ziyan bir şekilde kayyum atadığınız Tele1 geçen sene 15 idari para cezasına, 5 program durdurma cezasına, beş gün de yayın durdurma cezasına çarptırılmış RTÜK eliyle. Artık kayyumdan sonra hidayete ermiş olmalı, 2026 yılında herhangi bir ceza yok.
Başka, geçen sene Halk TV'ye 13 idari para cezası, 8 program durdurma cezası, on gün yayın durdurma cezası verilmiş. Kayyumdan sonra da yani büyük ihtimalle herhangi bir ceza olmayacak yani dolayısıyla RTÜK'ün vermiş olduğu cezalarda önemli eksilmeler olacağını görüyoruz yani Akın Gürlek RTÜK'ün yükünü bayağı bir azaltmış.
Şimdi, bu, fon krizinden sonra bir tövbe hesabı kurulmuştu. Haksız kazanç elde edenler, vurgunu yapanlar bu hesaba ganimeti yatırdıkları zaman kurtuluyorlardı. Kurtuluyorlar ama bu vurgunu haber yapan Koza TV ve Sözcü TV cezalandırılıyor. Böyle şey olmaz.
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Allah'tan kapatmıyorlar şimdilik.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Yani eğer bir iktidar diyorsa... "Biz bunun sonuna kadar devam edeceğiz, gideceğiz." diyen bir iktidarın... Bu cezaların olmaması gerektiğini düşünüyoruz biz.
Şimdi, 2025 Sayıştay Denetim Raporu'nda Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri... Yani şu anda, biliyorsunuz, biz burada sabahtan beri görüşmeler yapıyoruz. Sabahleyin görüşmelerimiz başladığında, bu, Kartalkaya'da ailelerini kaybeden insanlar bir aradaydılar ve bu insanlar Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin yargı önünde hesap vermesini talep ederken Bakanlığın yıllık denetim takvimini oluşturmadığı ve bazı tesisleri beş yıldır yerinde denetlemediği ortaya çıktı 2025 Sayıştay raporlarında. Bu rapora göre, Bakanlık tesisler için yıllık rutin denetim takvimi hazırlamadı. Denetimleri ağırlıklı olarak yeni belge başvuruları ve şikâyetler üzerine yürüttü. Bakanlık, ayrıca, belgeli tesislerde son beş yıl içinde hiç yerinde denetim yapmadı. Bunu söyleyen kim? Sayıştay. Neden bu olmuş peki, size ne demişsiniz, gerekçe olarak neyi öne sürmüşünüz: "Aracımız yetersiz." demişsiniz. Sayıştay bunu 2025 yılında söylüyor. Yani 78 kişinin öldüğü o katliamdan sonra bunu söylüyor. 2024 yılında böyle bir bulgu var mıydı? 2024 yılında bu bulgu yok ama benim anladığım, bizim anladığımız... Çünkü son beş yıl içerisinde hiç yerinde denetim olmadığından bahsediliyor. Yani 2024 yılında raporlarda bunun olmamasının imkânı yok, önceki raporlarda yok yani böylesine büyük bir denetimsizlik var ama 2024 yılı raporlarında bunlara yer verilmemiş. Ne zaman yer verilmiş? Facia gerçekleştikten sonra, 2025 yılında mecburen yer verilmiş. Yani buradan da esasında Sayıştay raporlarının nasıl sansüre uğradığını, nasıl cımbızlandığını görmekteyiz. Sayıştay raporlarında daha çok şeyler var. Mesela "Misafir kaydı var." diyor, hasılat sıfır. Gelir İdaresinin turizm payı beyannameleri ile Emniyetin konaklama kayıtlarını karşılaştıran Sayıştay bazı tesislerin misafir kaydı bulunduğu hâlde sıfır lira hasılat bildirdiğinden bahsetmiş ve siz bu konuda hiçbir şey yapmamışsınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)