| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 06 .11.2026 |
ALİYE COŞAR (Antalya) - Sayın Bakan, turizm yıllardır istenilen seviyede değildir. 2027'ye olumsuz koşullarda girileceğini bizzat kendiniz söylediniz, "Bu olumsuz koşullar için sektörümüzün dayanıklılığını artıran güçlü altyapımız hazır." dediniz. Bu güçlü altyapılar nelerdir? Bu güçlü altyapılar turizm işletmelerine ve turizm esnafına maalesef şimdiye kadar yansımadı.
2026 yılının ilk dokuz ayında ülkemize gelen yabancı ziyaretçi sayısı 2025'e göre yüzde 5 oranında düşmüştür. Ekonomik krize bağlı olarak yüksek enflasyon ve artan girdi maliyetleri turizm sektörünü de olumsuz etkilemektedir. Kur artışı ile maliyet artışları oranı arasındaki fark artıyor. Turizmde gelir seviyesinin yükselmesi, enflasyona bağlı artan maliyetler karşısında konaklama fiyatlarının yükselmesindendir. Avrupalı turistler yüksek fiyatlar nedeniyle rekabet içinde bulunduğumuz diğer ülkeleri tercih etmektedir. Turizmcinin artan maliyetler, vergiler nedeniyle kâr oranları da düşmektedir. Turizmde başarı, yatak sayısını artırmak, fazla turist getirmek değildir; turizme nitelik kazandırmaktır. Artık turizmde yeni bir anlayış yaratmak gerekiyor. Turizmde başarı turist sayısıyla ölçülmez, katma değer ve gelirlerin adil dağılımıyla ölçülür. Antalya'da küçük oteller can çekişiyor. İkinci ve üçüncü sahil bandındaki küçük ve orta ölçekli otellere hiçbir teşvik yok. Birçok küçük otel ya kapanıyor ya da binaları lojman oluyor. Antalya için "turizm başkenti" ifadesi kullanılır. Bu yıl ilk dokuz ayda 12,5 milyona yakın turiste ev sahipliği yapan Antalya daha fazla potansiyele sahiptir ancak iktidarın yanlış politikaları bu potansiyelin kullanmasını da engelliyor. Turizm gelirlerini toplayan iktidar hizmete gelince görmezden geliyor, toplanan konaklama vergilerinden kent yararlanamıyor. Antalya ve diğer turizm kentleri hak ettiği altyapı ve yatırım desteğinden de mahrum kalıyor. Konaklama vergisi, ciro üzerinden değil kâr üzerinden alınmalıdır. Antalya'nın ulaşım sorunu hâlen çözülemedi. Turizmde ulaşımı kolaylaştırmak gereklidir ancak Antalya'ya iktidarın raylı sistem yatırım yok, otoyol projesi eksik ve hâlen inşaat hâlinde, tamamlanmadı, turizm yolu da hâlen tamamlanmış değildir.
Denizlerimizde mikroplastik kirliliği ve tahribat artarken etkin denetim ve koruma politikaları yetersiz kalmaktadır. Bakanlığın artan mikroplastik kirliliği için denetleme çalışmaları ve diğer kurumlarla eşgüdümü olacak mı, yoksa bu konuda da geç mi kalacaksınız? Turizmin on iki aya yayılması çalışmalarınızda hâlâ hissedilebilir bir adım yok, turizmi on iki aya yayacak, çeşitlendirecek, nitelikli turizmi geliştirecek kalıcı politikalar üretmek yerine sektör kendi kaderine terk edilmiştir. Yıllardır turizmciler kendi imkânlarıyla sektörün büyümesine öncülük ettiler, bu büyüme iktidara rağmen yapıldı. Turizm emekçilerimiz de yıllardır bu sektörde tecrübeleriyle ve donanımlarıyla dünyaya örnek oldular ancak on iki aya yayılmayan turizm politikası sonucu süreklilik arz eden bir işleri olmadı. Turizm emekçileri için Bakanlığın hiçbir çalışması olmadı. Turizm esnafı yüksek kiralar, maliyetler ve vergiler altında ezilmektedir. Boş dükkânların sayısı artıyor, turizm esnafı bitme noktasına gelmiş, turist esnafa dahi uğramıyor. Turizmin yükü turizmciye, esnafa, emekçiye ve şehirlere yüklenmiş durumdadır ancak artan rakamlar olunca övünme kısmında sizleri görüyoruz. Bu, başarı değil kolaycılıktır. Antalya Müzesi, meslek odalarının itirazları ve yargı süreci devam ederken 2025 Temmuzunda, bir gecede yıkıldı. Depreme dayanıksız olduğu iddiasıyla kamuoyundan gizlenen bir raporu gerekçe göstererek yıktığınız müzenin yenisi hâlen yapılmadı. "Bu yıl." dediniz, yerinde ilerlemeyen inşaat var. "2027." diyorsunuz, kesin bir tarih veriyor musunuz? Antalya'yı iki yıl müzesiz bıraktınız. Turizmci 2025 yılına umutla girdi, sonu hüsran oldu; 2026 yılına umutla girdi, yine hüsran oldu; 2027 yılında turizmci artık umut bile edemiyor.
Teşekkür ediyorum.